Benim Dünyam
30 Mayıs 2013 Perşembe
Başbakan “gece gündüz içip kafa kıyak gezen bir nesil istemiyoruz” demiş. biz de 800 lira asgari ücret karşılığında sigortasız, sendikasız iliğine kadar sömürülen bir nesil istemiyoruz, atanamadığı için bunalıma girip intihar eden öğretmenlerin olduğu bir nesil istemiyoruz, sınavlarla hırslandırılmış ve yarış atı haline getirilmiş, geleceğe büyük bir kaygıyla bakan bir nesil istemiyoruz, uyuşturucunun ilkokulların önlerinde polislerinizin gözetiminde satılmasını istemiyoruz, futbolla, dinle, pop kültürle, narkotik maddelerle uyuşturulmuş ve kendi gerçekliğine yabancılaştırılmış bir nesil istemiyoruz, fikrini söylediği için cezaevlerine doldurulan bir nesil istemiyoruz, polis tarafından kafaları gaz bombalarıyla dağıtılan, joplanan yerlerde tekmelenen bir nesil istemiyoruz, hacılarınızın hocalarınızın hurafeleriyle kendi inancından olmayan herkese karşı düşmanlıkla doldurulan bir nesil istemiyoruz, komşu halklara karşı açılacak savaşlar için gençliğin kanını canını pazarlık masalarına koymanızı istemiyoruz, bilim ve sanat düşmanı bir nesil istemiyoruz, bazı şanslıların gemicikler aldığı, bazı şanssızların kot taşlama atölyelerinde silikozis hastalığına yakalanıp gencecik yaşta ölüp gittiği bir nesil istemiyoruz, madenlerde, tersanelerde karın tokluğuna çalışıp iş cinayetlerinde solan bir nesil istemiyoruz, insanların birbirini bir futbol maçı yüzünden bile öldürecek duruma geldiği şiddet kültürünün hakim olduğu bir nesil istemiyoruz, cinsiyetçi, homofobik, ırkçı, bağnaz bir nesil istemiyoruz, ülkede hergün bir kaç kadın cinayete kurban gidiyor; kadınları barbarca yok eden bir nesil istemiyoruz. gençler özgürce ve onurlu yaşayabilecekleri, emeklerinin karşılığını alabilecekleri barışçıl bir dünya istiyorlar, din sosuna bulandırılmış iğrenç kapitalist düzeninizin bu gençliğe verebilecek hiçbir şeyi yoktur…
20 Mayıs 2013 Pazartesi
biraz önce okudum işte bunu özlüyoruz belki de
Topu atan alırdı. Bizden 1-2 yaş büyüklerimize abi diyecek kadar saygılıydık. Su kücüğün söz büyüğündü her zaman.. Küfür etmeyi bile bilmezdik çoğu zaman.. Kızarma gibi özelliğimiz vardı. Utanma duygusu ile büyüdük biz.. Top oynarken forvette Hagi defansta bülent korkmazdık.. Kaleye geçince taffarel oluverirdik bi anda. Sevgilmiz yoktu ama sevenlerimiz vardı. Belli eden bi hareket yaptımı oooo anlayalım lafı cıkardı koro gibi herkesin ağzından aynı anda. Erkeklerle kızlar toplandığında yakar top oynardı. Yine de centilmen adamdık biz yakmazdık bile bile kızları.. Amacımız kötü olmadı hiç bi zaman.. Karnımız acıkırdı öğle vakti güneşin altında " anneeee yarım ekmek yap " derdik.. sepetle gelirdi ekmeğimiz. Bakkaldan kola alırdık bazen , veresiye defterine yazdırırdık Babamın haberi var abi nidalarıyla.. Dudağımız patlardı , kimse dayak mı yedin demezdi o zamanlar.. Cünkü kimse kimseye zarar vermezdi. Ya düşmüşüzdür ya da top gelmiştir.. Her hafta dizimizde yara olurdu , kabuk tutardı. Soyması da bi zevk , kaşıması da bi zevkti.. Tasolarımız vardı , bazıları erken kalkar inerdi sokağa biz o " çıt, çıt " sesiyle uyanırdık.. Bi kaybettik mi , oturur ağlardık kimi zaman gitti " misty tasom " diye.. Zor cıkardı cünkü cipslerden. Bisiklete biner hava atardık arkadaslara. 2002 senesi Dünya kupası macları esnasında sokağa cıkma yasağı getirirdik kendimize.. TÜRKİYE maç yapacak diye yüzümüzü boyardık televizyon karşısında. En kötü hareketimiz , bisiklete pompa eşliğinde havalı korna yapmaktı belkide. Gürültü yapardık , arka lastiğe sıkıştırırdık pet şişeyi motosiklet havası katardık. Yeni dökülmüş asfaltın üstünde cıplak ayak koşmanın zevkini yaşadık biz ! Sonunda zenci ayağımız olsa da.. Bizim için en büyük mutluluk , bugs bunny bitti zannederken arkasına yeniden bir bölüm başlamasıydı belkide.. Oturur izlerdik. Biz iyiydik , güzeldik.. Noldu bize diye sormak bile , tüm bunları yaşayanlarda bi kaç göz yaşına sebep olur belki.. Cünkü içimiz de hala o cocukluğumuz ve anılarımız var.. He unutmadan , camiiye girip içtiğimiz suyun tadı hangi damacanada ??
17 Ocak 2013 Perşembe
TALEBE OLMAK
Belli bir yaşın üstünde olan insanlar öğrencilik dönemlerini anlatırken cümlelerine hep hep şöyle başlarlar:’Talebeliğim döneminde…..’ Peki nedir bu talebelik ?Elbette belli bir dönemde öğrenci anlamında kullanılmış ve şimdi unutulmuş bir kelime.
Talebe mantığını özümsemek,anlamak aslında başarının en büyük etkenlerinden birisidir.Talebe Arapça kökenli bir kelime olup,talep eden,isteyen,arzulayan anlamında da kullanılır.Sizce de öğrenciliğin merkezinde talep etmek yok mu?Talebe;
- Hedefi olandır.
- Talep edendir.
- İsteyendir.
- Arzulayandır.
- Bunlar için sürekli öğrenme peşinde koşandır.
- Motive olandır.
- Hedefine ulaşandır.
- Kaliteli bir hayat standardı olandır.
RAMAZAN AVCI
16 Aralık 2012 Pazar
Kaydol:
Yorumlar (Atom)